Aziz Yıldırım Tarihin Susturulamayan Sayfaları

06.05.2026

Bazı insanlar vardır karşısında durmak bile cesaret ister. Kimsenin konuşamadığını konuşur, kimsenin göze alamadığını alır. Çünkü o insanların dünyasında korku olmaz; ortada ödenecek bir bedel varsa öder. Arkasına dönüp bakmaz. Burada Aziz Yıldırım'ı anlatmak, tarif etmek için o kadar çok şey yazabiliriz ki… her birimizin kafasından geçenlerden kitaplar yazılır.

Yalan, dolan ve kumpasın en iğrenç, en saldırgan haliyle ortaya saçıldığı o karanlık 3 Temmuz döneminde, arkasında camiası ile bütün direnişe liderlik yaparak kulübünü çılgınca seven taraftarına FENER oldu, ışık tuttu. Cezaevine konuldu, itibarsızlaştırılmaya çalışıldı, yalnız bırakılmak istendi. Bu kötülük her şeyi yaparken bir şeyi hesap edemedi: Aziz Yıldırım kulübüne yıllarca hizmet ederken farkında olmadan onu sevenler Fenerbahçe'nin arkasında sarı bir duvar örmüştü. İşte 3 Temmuz'da büyük başkanın önderliğinde o sarı duvar çarptı.

Ve bu yüzden bugün hala adı geçtiğinde bazıları rahatsız oluyor. Çünkü gerçekler unutulsa bile, izler silinmez.

Şükrü Saracoğlu Stadyumu sadece bir stat değildir. O stat, "yapamazsınız" diyenlere verilmiş en net cevaptır. O tribünler, "biter" diyenlere karşı atılan en gür haykırıştır. Aziz Yıldırım sevilen bir figür olmak için uğraşmadı. İsteseydi 3 Temmuz'da birçoğu gibi olurdu.

Bu sebepten onu sevmeyenler bile saygı duymak zorunda kaldı. Ama maalesef o gün yanında gibi görünenlerin bugün durumları ortada.

Geriye dönüp bakıldığında şunu net görmek gerekir: Aziz Yıldırım bir dönemi yönetmedi… bir döneme yön verdi. Bunu onun "Ne şikesi memleket elden gidiyor" sözünden anlayabiliriz. Çünkü bazı insanlar vardır; onlar sussa bile tarih konuşmaya devam eder.

Ve Aziz Yıldırım, o tarihin susturulamayan sayfalarından biridir. Büyük Başkan Aziz Yıldırım, seni her zaman seveceğiz

Share